Başlamadan önce, yazımı sizinle paylaşmamda en çok emeği olan Circle-Up ekibine teşekkür ederim. Sizlere çok severek içinde bulunduğum ve uzun süre Operasyon Liderliğini yaptığım Circle Up hikayemi anlatacağım.
Tam anlamıyla yaşamaya ve benimsemeye çalıştığımız, ve Circle up’ın her anında kullandığımız Sosyokrasi’nin görevlerinden birisi olan Operasyon Liderliği görevini 7 ay boyunca üstlendim. Üniversiteye tekrar hazırlanmam ve zamanımın az olması sebebiyle benim için hiç kolay olmayan ama zorluğu kadar da bana hayattan bir şeyler katan bir görev oldu. Bakmayın içinde liderlik kelimesi geçtiğine aramızda hiçbir zaman hiyerarşi olmadı. Sosyokrasi’nin temeli de bu zaten. Egoya, alt üst ilişkisine yer yok. Ekibimle beni birbirimize daha da yaklaştıran esasın bu olduğunu düşünüyorum. Operasyon Liderliğinde ilk zamanlarım beni fazlasıyla zorladı. Zaman zaman dağıtılan görevlerden geri dönüşler alamadım. Derslerin üst üste gelmesiyle epey zorlandım. Kimi zaman yoruldum. Ama bu durum bana risk yönetimini öğretti. Hep bir sonraki adımı düşünerek planlamalar yapmaya başladım. Ve Kendimce “Yapamam. Çok zor.” dediğim anlar azalarak “Ben bunu yapabilirim.” dediğim anlar çoğalmaya başladı. Yani kısaca bana fazlasıyla özgüven kazandırdı. Circle Up, kurucularından biri olduğum ilk oluşumdu ve epey heyecan verici bir durumdu. Okulda yaptığım etkinliklerde çok kez koordinasyonu sağlamıştım ama bu bambaşka bir şeydi. Okulda herkesi tanıdığım için onların kişiliklerine göre hareket edip kimseyi zora sokmadan iş bitirebiliyorduk. Ama burada herkes birbirinden çok farklıydı ve birbirimizi çok daha az tanıyorduk. Bu durumun bana en büyük getirisi koordinasyon yetkinliği oldu. Ve aslında hep istediğim yöneticiliğin kısa bir ön gösterimiydi benim için. Yani girişimcilik bana hayallerimi çok erken yaşta yaşatmaya başladı diyebilirim.
Anlattıklarımdan özetçe, hayatımızdan “Yapamam” kelimesini ne kadar uzaklaştırabilirsek aslında o kadar başarılı olabiliyoruz. “Yaparım” kısmında ise egoyu kesinlikle uzaklaştırmalıyız hayatımızdan. Demek istediğim ana şey; “Yaparım” dan “Yapabiliriz” e geçmek. Sosyokrasi’den kazandığım en önemli liderlik yetisi “Biz” demeyi öğrenmek oldu. Ben başladığım işi en rahat ekibimle birlikte bitirebildim. En çok ekibimden bir şeyler öğrendim. Ekip olmanın önemini asıl burada kavradım. Yazımı Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK’ün biz gençlere yönelik ve bana girişimci olmanın önemini en çok hissettiren bir sözünü paylaşarak bitirmek istiyorum.

“Türkiye Cumhuriyetinin, özellikle bugünkü gençliğine ve yetişmekte olan çocuklarına hitap ediyorum: Batı senden, Türk’ten çok geriydi. Manada, fikirde, tarihte bu böyleydi. Eğer bugün batı teknikte bir üstünlük gösteriyorsa, ey Türk Çocuğu, o kabahat da senin değil, senden öncekilerin affedilmez ihmalinin bir sonucudur. Şunu da söyleyeyim ki, çok zekisin! Bu belli. Fakat zekânı unut! Daima çalışkan ol…”

M.Kemal ATATÜRK

Berk Çakır

Kategoriler: Genel